Çarşamba, Haziran 18, 2008

BİR TATİL HİKAYESİ

GÖCEK VE MAVİ

Bir haftasonu kaçamağı yapalım dedik -doğrusu sımtafa dedi-. Yeniden karaya ayak bastığımızda bunca yıldır aklımız nerdeydi ve keşke bi güncük daha olsaydı diye hayıflanıyorduk. Cuma akşamı iş çıkışı haldur huldur çıktık yola fırından yeni çıkmış börek ve kek kokuları eşliğinde tabi..(annelere teşekkür çok çok), arabanın gaz ibresi sürekli sağda olduğundan azcık endişeli ama al2'un performansı ile sürekli gülerek, 4 saatte vardık göcek marinaya..Sonrası malum sabaha kadar muhabbet..

Sabah kaltığımızda masmavi bir güsellik zaman zaman coooff diye sesler, çığlıklarla başladık güne:)) Memcoşcumun duble balık takımları çıktı ve geminin dört bir yanını oltalar sardı ve asla toplanmadı o oltalar..şans işte memocum birazcık daha..olucak biliyorum bi gün o fotomontaj yaptığım kocaman balığı yakalıcaksın..Memo yukardan altürüm ve togi dipten denizi baştan başa taradılar ama gel gör ki şakran balıkları haber uçurmuşlar akpınargiller geliyor kaçıınn!! diye, hepiciği kaçmış göcekten..(laf aramızda bi yer öörendim Foça'da bi hafta sonu gidelim oraya, çipra varmış)) Ayrıca Metin Akpınar bile tutamadı gördük bizzat, adamda her türlü donanım, para pul..ama bakınız oda eli boş döndü göcekten:)))

Onlar balık derdinde biz katil kim derdinde, 2 gün boyunca değişik fantazilerle katil kim diye bulmaya çalıştık zira 13. cuma yola çıktık ve bööle bi geyiği kaçıramazdık. ayrıyetten herkezler katıldı geyiğimize..

Ekmek elden su gölden 'katil' dışında herhangi bir korkumuz, sıkıntımız ve yorgunluğumuz olmadan eğlendik biz kızlar, ne bir tabak kaldırdık masadan ne de bardak aldık mutfaktan..en çok buzdolabını açtık, 100 bira 4 rakı, 1 vokta ve diğerlerini bitirmek için:)))
Kimi zaman küpe kimi zaman gözlük düşürdük denize her seferinde ancoloz çıkardı sonra uyudu, gemiyi bağladı ve tekrar uyudu. alışamadı bu iş hayatına henüz:)) ve tabi makus talihi yine onu gece sarhoşların masasında gitar çalmaya zorladı...:)))


Herşey çok güseldi..çokkk ..Biraz daha az suya atlamayı becerebilseydim şu anda gergadan gibi olmazdım tabi ama neyse bu da nazar boncuğu olsun artık..kendim ettim kendim bulfum.bi daha kine biri beni durdursun tımam mı!


Tabi bu gesinin mimarı ve bardak kırıcısına da çok teşekkür..Bostanlı iskeleden bizi almanı bekliyoruz. Bu kadar yüzsüzlük olur yani, hepimiz bostanlıda oturuyoruz bizi ordan alın, 7 dakkada geliriz evden mıstıkcım:)))




Tabi gezinin biricik uslu tunişini unutmayalım

..sessizce bizimle eğlendimi acaba??








































izmir'le başlayalım...


IZMIR E YENI GELENLER ICIN 100 MADDEDE IZMIR:
1-Istanbul'dan geldiyseniz, burada da karsi kavrami vardir. Sasirmayin.
2-Boyoz'un ne oldugunu hemen ogrenin ve evinize yakin bir boyozcu bulun.
3-Ilk gordugunuz kiza yiyecekmis gibi bakmayin, zira cok var onlardan, alisin.
4-Bu sehirde -ozellikle Istanbul'dan geldiyseniz- insanlar birine carptiklarinda ozur diler, genelde sabahlari "gunaydin", aksamlari "iyi aksamlar", gun genelindeyse "iyi gunler" diyerek guleryuz gosterirler. "Tesekkur ederim" de en cok duyacaginiz kelime gruplarindan biridir.
5-Daha onceden yediginiz adi kumru olan sandviclerin hepsinin dandik oldugunu kabul edin zira izmirdeki kumruyu izmirden baska hicbir yerde yiyemezsiniz.
6-Aldiginiz sandvic yarim ekmek gibi benzeri turu yiyecekleri herkesin ortasinda cekinmeden yiyebilirsiniz kimse size donupte vay kafir demez.
7-Eger bugune kadar kullandiginiz en teknolojik kart akbil ise otobuse binmeden once kentkart kullanmayi mutlaka ogrenin. Koyden indim sehire modu olmasin sonra.
8-Simit yoktur. Gevrek vardir. Cekirdek yoktur. Cigdem vardir.
9-Sakin ola ki, Guzelyali da KSK atkisi, Karsiyaka Carsi'sinda Goztepe atkisi ile dolasmayin.
10-Kordon'da arabanizla dolasirken kolunuzu camdan sarkitmayin. Kiro damgasi yersiniz.
11-Sakin Kemeral'tina arabayla girmeye calismayin. Usenmeden otoparka parasini verin.
12-Tarihi asansore ile yukariya cikip korfez manzarasinin tadini cikarin.
13-Bu sehirde Flaman Protestan Kilisesi dahi vardir. Sasirmayin ve gayri muslimlerle tanismaya calisin.
14-Birilerine adres sormak icin cekinmeyin. Izmir'de iyi insanlar yasar, onlara sorun. Hatta sizi gideceginiz yere kadar bile birakabilirler.
15-Cay icilip kuslara gevrek atilabilen vapurlara binin ve karsiya gecin.
16-Kemeralti' nda gecirilecek bir gun de ogle ogununu, tarihi Kemeralti Borekcisi'nde su boregi yiyerek ziyafete donusturun. Hemen az ilerisinde bulunan Sefer Usta'nin henuz ulkede nam salmamisken islettigi tarihi, ufacik dukkanda yiyeceginiz kazandibi ile ogununuzu tamamlamayi unutmayin.
17-Kibris Sehitleri Caddesi'nde dolasirken sag sola kucuk sokaklara girin. Eski evleri, ilginc balkonlari gorun.
18-Genelde taksi soforleri bile kibardir. Sasirmayin.
19-Yagissiz ve asiri sicak olmayan bir havada Karsiyaka-Bostanli arasini yuruyun. Bir hafta tatil yapmis gibi hissedersiniz kendinizi.
20-Istanbul' dan geldiyseniz Bostanli ve Bostanci isimlerini karistirmayin.
21-Ege Universitesi' nde okuyacaksiniz "Izmir sicaktir, soguk olmaz" laflarina kanmayin. Bornova'da oyle soguklar olur ki ilikleriniz donar. Neyse ki uzun surmez.
22-Izmirliler hakkinda soylenenlerden urkmeyin. Kiyi cocuklaridir onlar: Samimi, rahat ve dobra insanlardir. Yasadikca Izmir'in huzuru siner icinize.
23-Bocek fobiniz varsa cabuk fobinizden kurtulmaya bakin. Cunku, Izmir'de her tur ve ebatta eklembacakliyi gorme olasiliginiz vardir.
24-Istanbul' dan gelenler: Izmir'in gorece kucuklugune burun kivirmayin. Kentin dokusuna, kulturune nufuz etmeye calisin. Kucuk olmadigini goreceksiniz.
25-Mutlaka Bornova Ciceklikoyde piknik yapin. Sabuncubeli mevkiinden Ataturk ile beraber kente yuksekten bakin.
26-Kaliteli mekan bakimindan gozunuz acik olsun. Cunku, Izmir'li isletmeciler pek reklami sevmezler. Musteriler kendi bulsun isterler.
27-Sokak numaralarini takip ederek aradiginiz yeri bulamayabilirsiniz. Sasirmayin. 206 sokagin hemen paralelindeki sokakta 2510 sokak tabelasi olabilir.
28-Bir vapur dolusu Goztepe ya da KSK taraftarinin o gun mac sonrasi haykirarak iskeleye gelmesine sasirmayin, dahasi korkmayin. Zararlari yoktur. Bazi mekanlara bayrak asarlar. Bir kac duvari boyarlar.
29-Insanlarin yardimseverligine alisin. Otobuste sizin yerinize kentkart basan kisiler karsiliginda verdiginiz parayi kabul etmezse israr etmeyin.
30-Foca denildiginde hangisi diye sormayin. O Eski Foca'dir. Gidin sahilinde gunes batarken birseyler icin.
31-Susuzdedenin yerini soran cocuklardan uzak durun. Muhtemelen yankesicidirler.
32-Teleferik' e gidin. Sonra Inciralti'na gecin, kir kahvesinde bir cay icin.
33-Urla'ya gidin. Nobel Edebiyat Odullu Yorgo Seferis'in evini, unutulmaz ses Tanju Okan'in evlerini goreceksiniz. Unlu edebiyatcimiz Necati Cumali'nin evi de orada. Urla Iskelede yuruyun.
34-Baz¹ Izmir Milletvekilleri' nin Izmir'li olmadiklarina sasirmayin. Onlarin bir kismi cantaci diye tabir edilen ve genel baskanlarininatadiklari Izmir'in yolu nerededir bilmeyen insanlardir. Onlardan bir kismi kentteki diger kentlerin temsilcileri gibi secilirler ve calisirlar. Ornegin Konyalilar, Mardinliler vb. Belediye yatirimlari disinda Ankara'nin pek yatirim yapmamasina sasirmayin.
35-Sokakta yururken bir kuyruk gorurseniz dalin kuyruga. Siz de siraya girin. Lokma dokuluyordur. Yuzsuzluk edin iki tabak isteyin. Cogunlukla yadirganmazsiniz.
36-Izmir'de Yunan'in nasil denize dokuldugunu merak ediyorsaniz Karsiyaka Iskelesi civarinda "Goz goz goz": Goztepe Iskelesi civarinda "Kaf kaf Kaf sin sin sin Kaf sin Kaf" diye bagirin.
37-Alsancak Sevinc Pastanesi ve Konak'taki YKM taa... Bizans doneminden beri bulusma noktasidir. Buyuk Iskender'in yavuklusuyla burada bulustugu anlatilir.
38-Hisaronunde Cin Ali'nin durumlerini yiyin. Oradan cikip Kizlaragasinda girin. Vitrinleri seyredin.
39-Bornova'da oturacaksaniz aksamlari Kucukpark'ta yapilir piyasa. Haberiniz ola.
40-Topcu'nun yerine gidip cop sis yiyin.
41-Izmir yazlari hamam gibi olur. Yaninizda sik sik degistirmek icin t-shirt bulundurun. Kisin bir sure cok soguk yapar. Bere, eldiven, atki kullanmayi ihmal etmeyin.
42-Alsancak' ta ve Kordon'da uzun saatler yuruyun. Yorulunca bir yere girip bir seyler icin. Sonra bir daha yuruyun. Iyi gelir.
43-Konak Pier'i bir alisveris merkezinden ziyade bir tarihi eser gibi gezin. En ucuna gidip denizi seyredin.
44-Fuar donemi olmasa bile arada bir Kulturparka gidin. Yesillikler arasinda dolasin. Rahatlarsiniz. Lunaparka gidin. Donmedolaba binin. Bangir bangir muzik esliginde Izmir'e tepeden bakin.
45-Kent merkezinde arabayla dolasmaya calismayin. Pek cok yere yaya olarak gidebilirsiniz. Park sorunu yasarsiniz.
46-Izmir'i mumkun oldugunca baska kentlerle kiyaslamayin. Onu kategori disi olarak gormeye calisin.
47-Ucuncu buyuk sehir imkanlari yoktur. Is bulmak sorundur. Universiteyi burada biterenlerin buyukce bir kismi Istanbul'a kacar. Ekonomik olarak gun gectikce kuculmektedir.
48-Metro'da "Tren Bornova Yonune Gider" unutmayin.
49-Ortamda cop tenekesi yoksa, kentkart dolum makbuzu almadan ayrilin. Cunku, melet cebinizde bir yil kalabiliyor.
50-Alsancak Cami'nin onundeki duraktan otobuse binmeyin. Bir durak onceye gidin. Oturarak gidersiniz.
51-Alsancak' taki caminin adi Hocazadedir. Kimse boyle soylemez. Onun adi Alsancak Camidir. Izmir'de ne kadar sohretli insan olse orada cenaze namazi kilinir.
52-Eger universite icin Izmir'e geldiyseniz ve sinif arkadaslarinizdan biri Izmir'liyse universite hayatiniz harika gecebilir. Cunku, Izmir'in yerlilerinin en fazla bir saat uzaklikta bir yazligi vardir. Yaz mevsimine dogru 6-7 kisi arabaya dolusulup oraya gidilir. Keyifli anlar gecirilir.
53-Bornova'da ogrenciyseniz Kucukpark'taki unlu mamuller ureten yerler fena degildir. Fiyatlari makuldur. Cok kalabalik olurlar. Bornova kira haricinde cok pahali bir yer degildir.
54-Arkadaslarinizla toplanip yazin Bostanli Iskelesinde basket oynayin.
55-Kentkarti arka cebinize koyun. Otobusu binince poponuzu cihaza surtun. Hem soforden azar isitin. Hem de kicimda cip var havasi yaratin.
56-Ucakla gelecekseniz Gaziemir'den Karsiyaka'ya gelinceye kadar Izmir otogarindan Balikesir'e ulasmis olursunuz.
57-Bornova'da oturuyorsaniz Manisa'ya gitmek Narlidere'ye gitmekden daha kisa surer.
58-Acele etmeyin. Bu sehir acele edenleri sevmez. Dukkanlar gec acilir. Gece gec saatlere kadar acik kalir. Bazi esnaflar ogleden sonra gunun hasilatini yeterli bulup dukkani kapatir bir yerlere icmeye gider.
59-Ankara'dan geldiyseniz sokakta insanlarin devamli gulumseyen yuzlerini yadirgamayin. Acaba dukkanim mi acik diye tedirgin olmayin. Izmir gulen ve gulumseyen insanlarin kentidir. Siz de gulumseyin.
60-Yazin Izmir'de olacaksaniz balkon evinizin en muteber yeri olacaktir. Cunku, dus aldiktan sonra banyodan cikincaya kadar kurursunuz. Yazin Izmir bosalir. Trafik rahatlar. Cunku, pek cok Izmir'linin yazliklari vardir. Oralara giderler. Karsiyakalilar Foca civarinda yer edinmislerdir. Digerleri de Cesme, Karaburun, Mordogan, Ozdere, Urkmez, Kusadasi, Seferihisar da yazliklarda yaz aylarini gecirirler.
61-Kosusturmayin, yuruyun.
62-Otobuslerde ve bazi yerlerde "Piristina, kalbimizdesin" yazisini gorunce, Kosova'nin Piristina kenti kastedilmiyordur. Merhum Belediye Baskani Ahmet Piristina sevilen bir baskandi.
63-Insanlar genelde huzurlu araba kullanirlar. Trafikta birbiriyle kavga edenler azdir. Trafikte yanlis yaparsaniz biri "bilader napiyon" der. Kaslarini catar, kizacak gibi yapar. Sonra bir gulumsemeyle oradan uzaklasir.
64-Bir kez Karsiyaka macina gidin. Taraftar nasil olurmus gorun. Etkileyici bir manzara yaratirlar. Ozellikle Ataturk Spor Salonunda Karsiyaka-Fenerbahc e basket maclarinda muazzam bir atmosfer yaratirlar. Basketbolu iyi bilirler. Istanbul kulupleri gibi basket macina futbol seyircisi gelmez.
65-Izmir bir basketbol kentidir. Cok sayida basketbolsevere rastlarsiniz. Basketbol maclarinda salonlar genelde dolar. Bir basketbolsever iseniz Izmir tercih edilesi bir kenttir. Basketbolun lokomotifi Karsiyakadir.
66-Kadifekale, Ballikuyu taraflarina tek basiniza gitmeyin. Ankaralilar Ulus, Bentderesi ve Ankara Kalesi civarini nasil bilirlerse, Istanbullular Beyoglu'nun arka sokaklarini nasil bilirse buralari da oyle bilsin.
67-Kizinca Izmirlilerin asfalyalari atar, sasirmayin. Asfalya rumca sigorta, guvence demektir. Anlayacagin sigortalari atar.
68-Alsancak limani civarinda bir suru salas yapinin arasinda Arkas Holding binasini gorunce sasirmayin. Fiyakali bir yerdir. Otobusle onunden gecerken otobusunuz yukari katlarinin hizasindan gecer. Yemek vakti ise akvaryumdaki baliklar misali calisanlarini gorursunuz. Sirketin sahibi Lucien Arkas'tir. Denizcilik Odasi Baskani da Geza Dolough'tur. Onlar Turk vatandasilevantenlerdir. Kente damgasini vurmus bir levanten nufus ve levanten kulturu vardir. Izmir Turkiye'nin en buyuk limanlarindan biridir. Bazen kocaman bir turistik gemi yanasir rihtima.
69-Metro ile Ataturk Stadina gidecekseniz Statyum duraginda inmeyin. Halkapinar duraginda inin. Daha yakin oluyor.
70-Izmirliler misira dari derler.
71-Sicaklarda dekolte kizlara aval aval bakmayin. Sayet bakarsaniz kizlar da size tuhaf tuhaf bakarlar. Izmir'de cogunlukla yazin ama her mevsim kizlararasi dekolte yarismasi mi var acaba dediginiz olur.
72-Izmir'de cok sayida Balkan kokenli insanlar yasar. Bazi erkeklerin ve kizlarin cok uzun boylu olmasi sasirtmasin. Ozellikle Camdibi semtinde kendinizi Uskup, Gumulcine, Piristine, Filibe gibi bir kentte hissedebilirsiniz. Kahvelerinde renkli gozlu, uzun boylu, limon gibi sari insanlarin "Bre more, Asan Astaneye gitti mi?" turunden konusmalara sahit olursunuz. Konusmalarinda H harfi yutulur.
73-Yazin butun gun cayir cayir yanarsiniz. Aksamustu yerel imbat ruzgariyla bir nebze olsun rahatlarsiniz. Ozellikle sahile yakin yerlerde aksamlari esinti eksik olmaz.
74-Adinda bir kent ya da semt adi olmayan nadir kuluplerden biri Altaydir. Az sayidaki taraftari Buyuk Altay derler. Maclarina gitmek zevklidir. Pek taskinlik olmaz. Bazi yasli amcalar bir yandan sohbet edip, mazinin Buyuk Altayini konusurlar bir yandan da tenis maci seyreder gibi maci izlerler. Altay kulubunde bazi gayri muslimler uyedir. Yonetimde seckin insanlar vardir. Alsancak, Kahramanlar gibi seckin muhitler ve limontepe gibi bir kac gecekondu muhitindekiler desteklerler. Bir kac zengin Izmir'li ailenindestekleriyle ayakta durmaktadir. Eski basbakanlardan Adnan Menderes'in kalecilik yaptigi, Mustafa Denizlinin yetistigi ve Istanbul'a cok sayida oyuncu gondermis bir kuluptur. Ayrica, Fenerbahce eski baskanlarindan Sukru Saracoglu Altay'in da baskanligini yapmistir.
75-Hizla kume dusen Goztepenin, Asansor civarindan baslayip, Uckuyulara kadar uzanan hat boyunca taraftarlari bulunur. Ozellikle Guzelyali, Goztepe semtlerinde yogunlasmislardir. Taraftarlari 1960'li yillarin efsane takimindan bahsederler. Avrupa Kupalarinda ilk yari final oynayalariyla ovunurler. Karsiyaka'dan ve KSK dan nefret ederler. Goz goz goztepe seklinde tezaruhat ederler. 1980 yilinda Dunya'da ilk defa bir ikinci lig macinda seyirci rekoruna Karsiyaka ile birlikte imza atmislar ve 80 bin seyirciyi Ataturk stadina toplamislardir. Istanbul'un uc buyuk takiminin deplasmanda Trabzonla beraber seyirci ustunlugu kuramadigi iki takimdan biridir.
76-Karsiyaka basketbol subesiyle on planda olan bir kuluptur. Yasar Holding hamisidir. Kaf kaf kaf sin sin sin kaf sin kaf tezaruhati yaygindir. Futbol disinda cok sayida bransta faaliyet gosterir. Ornegin yelken. Taraftarlari biz Izmir'li degil Karsiyakaliyiz derler. 35 ½ plakasi tasirlar. Buna karsin Goztepeliler Tam 35 ve Biz Izmir cocuguyuz ya siz? slogani tasirlar.
77-Altinordu, ozellikle basmane, tilkilik, namazgah gibi Izmir'in gavur Izmir olarak anildigi yillarda Turklerin yogun oldugu mahallelerde kurulmus ve sevilmistir. Halen basketbol subesi olmasa da basketbol liginin ilk sampiyonu Altinordu'dur.
78-Esrefpasa, Ucyol, Hatay, Yaghaneler semtlerinin kulubu Izmirspordur. Altyapisi ve mulkleriyle kuvvetli olarak bilinir.
76-Bucaspor Buca semtinde kendi yagiyla kavrulan bir kuluptur. Sari kirmizili goztepe, siyah beyazli Altay'dan sonra sari lacivertli Bucaspor Istanbulun uc buyuklerinin Izmir'deki muadil tamamlayicisi gibidir. Izmir'de soyadlari kulup adi olan bazi degerli sahsiyetlerin kentidir. Vahap Ozaltay, Sait Altinordu, Fuat Goztepe.
77-Dokuz Eylul Universitesinin bazi bolumleri Ege Universitesi kampusu icindedir. Ege Universitesi Hastanesi Romanyadaki diktator Cavusesku'nun yaptirdigi gorkemli sarayi cagristirir. Cok buyuktur. Icinde kaybolursunuz.
78-Izmirliler kendilerini cagdas, ilerici ve batili olarak gorurler. Turkiye'nin batiya acilan kapisi, batiya donuk yuzu falan denir. Okumus yazmis insani coktur.
79-Bir kismi Gavur Izmir lafindan rahatsiz olur. Bir kismi da dinime kufreden musluman olsa bari deyip, guler gecer umursamaz.
80-Ucuncu buyuk kent olmakla ovunulur. Sonra da super ligde bir takimin olmamasi ucuncu buyuk kente yakisiyor mu diye hayiflanirlar.
81-Izmir'de cok sayida emekli insan yasar. Pekcogu emekli devlet memuru ve devlet iscisidir. Ozellikle emekli askerler ve ogretmenler yogundur. Konak ve Ucyol istikametinden Bati yonune dogru otobusle giderken duraklarda bekleyen bir yigin emekli yasliya rastlarsiniz. Keza Bornova ve Karsiyaka da emekli cenneti yerlerdir. Ulkede olup bitenlere kendilerine has bir tutuculuk sergilerler. Biz Ataturk'un ve Cumhuriyetin cocuklariyiz derler.
82-Basta Bornova olmak uzere, Alsancak, Karsiyaka ve Buca'da genis bahceli cok sayida levanten koskune rastlarsiniz. Bir kisminin icinde artik insan yasamaz. Bazilarinin icinde yasli gayri muslim vatandaslarimiz yasarlar. Onlar mazinin zengin is adamlari ve Avrupali tarim urunu tacirleridir.
83-Cesmeye gitmeyi ihmal etmeyin. Cesmeye gidip de Cesme kumrusu ve Rumeli pastanesinde sakizli dondurma yemeyi unutmayin. Yakin yerlerinde cok guzel plajlari vardir. Alacatiyi gezin.
84-Universite kampuslerinde stand kurup gezi duzenleyenlerin gezileri hem ucuzdur hem de guzeldir. Katilmaya bakin. Bahar doneminde vizelerden sonra tezgahlarini acmaya baslarlar.
85-Yilbasi biletinizi kemeralti girisindeki sag taraftaki biletciden alin. Neden bilmiyorum.
86-Turkiye'nin en buyuk bolge gazetesi Yeni Asir Izmir'den cikar. Ulkemizin yasayan en eski gazetesidir. Yuzyilin basinda Selanikte cikmaya baslamistir.
87-Turkiye'de ilk futbol maci Bornova'da papazin bahcesinde iki rum mahallesinin gencleri arasinda oynanmistir. Fakat, Izmir'e futbolu ingiliz levantenler getirmistir. Yine Turkiye'de ilk atletizm musabakasi da Bornova'da yapilmistir.
88-Turkiye'de ilk demiryolu hatti Izmir'den baslamis, ilk tren istasyonu Izmir'e yapilmistir.
89-Izmir bir camiler degil, kiliseler ve havralar kentidir. Kentte eskisi kadar olmasa da bir miktar musevi vatandas yasar. Cogu kemeraltinda esnaf ya da doktor, dis hekimi falandir.
90-En yuksek bina Hilton Otelidir. Kimileri onu Izmir'in bir organi olarak gorur.
91-Kimileri Guzel Izmir der. Bu sifat burada yasayan rumlar tarafindan konuldugu rivayettir. Kentte en fazla nufusu uzun yillar rumlar olusturmustur. Onlar Izmir i bir kraliceye, Bornova yi da bu kralicenin tacina benzetirlermis. Bu yuzden Guzel dedikleri anlatilir. Dogruysa.
92-Firsat bulursaniz yakindaki Izmir koylerine gidin. Koylulerle sohbet edip Ege sivesini dinleyin. Gelivedim, gidivedim, nediyon usen (Ne yapiyorsun Huseyin) gibi cumleleri duyun. Selcuk ilcesinin Sirince koyune gidin. Sarapevlerini ziyaret edin. Gozleme yiyin.
93-Eski itfaiye binasi Ahmet Piristina kent muzesine donusturuldu. Gidip gezin. Bina arkasindaki lokantadan Izmir yemeklerini uygun fiyata yiyebilirsiniz.
94-Kentte cok sayida Girit mubadili aile yasar. Izmir pazarlarinda envayi turlu otun satildigini gorursunuz. Giritlinin gectigi yerde ot bitmez lafini duyarsiniz. Onlar otlardan birbirinden ilginc, lezzetli ve dahasi saglikli yemekler yaparlar. Ahh ahh... Sade suya tirit elden gitti Girit.
95-Izmir kofteler diyaridir. Tire, Odemis, Kosova kofteleri meshurdur. Kemeraltindaki esnaf lokantalarinda Izmir kofte ve kokorec yiyin.
96-Hakiki Koc ve Pamukkale firmalarinin merkezleri Izmir'dedir. Otogar Bornova'dadir.
97-Uzun yillar Turkiye'nin en buyuk stadi unvanini elinde bulunduran Ataturk Stadi Izmir'dedir. Izmir cok sayida uluslararasi spororganizasyonuna evsahipligi yapmistir.
98-Izmir fuarlar kentidir. Kulturparkta yil boyunca pek cok sektorun fuari yapilir. Ama en gorkemlisi ve buyugu Agustos ayinin son haftasi baslayip eylul ayinin ikinci haftasina kadar suren Izmir fuaridir. Ilk gun ucretsiz olur. Sadece Izmirliler degil, cevre il ve ilcelerden de cok sayida ziyaretci gelir. Otomotiv standlari ile ikram ve hediye dagitan standlar yogun ilgi gorur.
99-Inciraltinda Ozdilek alisveris merkezinin orada bir savas gemisi ve denizalti, muze olarak hizmet vermektedir. Merakliysaniz gidip belese gezebilirsiniz.
100-Ankara'dan gelenler icin Cankaya burada bir alisveris ve is merkezidir. Unutmayin.

Salı, Aralık 26, 2006

AN ACTIVITY BASED INDOOR DIVERSIONS

2006 yılını da çıtır çıtır yerken neler yaptık, neler yedik, içtik bir muhasebe yapalım...

Uzun süren çığlıkları (Gölgen&Sumru ikilisinden özellikle) dinleyerekten kış sezonunu gecikmiş olarak açmış bulunmaktayız. 17.Efes Pilsen Blues Festivali'ne müzisyen Öskürüm ile (yakın zamanda daha da yakından bileneceğine inandırmaya çalışan)giderekten eğlenceli kuyruklarda heba olduk.:)))Napalım eski camlar bardak olmuş, en son 9.suna falan gitmişiz nerden bileceğiz ki..


Sonra tabi ki meşhum tarih geldi çattı..herkeşler korkaraktan ne kadar sürcek bu tantana derken belki de şimdiye kadar en kısasına şahit olunan yalnızca 3-4 gün süren Seda'nın doğumgünü geldi geçti bile...:))



Tabiki herşey benim için pek bi güseldi. Hem bu kez Bıradırım da yanımdaydı hem de Berrin'de geldi..Hem Homur eskerden geldi artıkın...

Hem ölümüne kankamız bile vardı o gece:))) O da yarı bi hikaye...-Tamam anlatıcam Kölkesi yıla damgasını vurduğunu söylesende bööle anlamamazlıklar olmas mı müzikli, alkollü ve doğumgünülü anlarda yanii.. - Bu yılın olayı diyerek lanse edilen şey sadece Burhan Abey burda hadi gel diyip fotoğraf çektirmek isteyenlere uyaraktan gidilen ama aklı memoyla dansta kalan Zethdagilin aslında Burhan Abeyin gerçek Burhan Abey olmadığını, ona benzeyen birisi ile foto çektirdiğimizi sanması ve bunu ertesi akşama kadar anlayamamış olması:))) Daha anlaşılmaz anlatmak isterdim tabi.. Bakın zaten kanka olmuşum adamceğizle..


Asıl anlatmak ve unutmak istemediğim 2 konu söz konusuydu..Hayatımın sarışınlarından biri beni mağmalara soktu çıkardı ama anlatmaktan ve ağlamaktan alıkoymadı..Aldığım en güzel hediyeyi verdi bana...
.....................HATIRALARI .............
Nasıl ekleyeceğimi bilemiyorum ama deneyeceğim mutlaka...

http://www.youtube.com/watch?v=DbAMizT001c

Diğeri de Sumrukuşumun beni çiçekle iş yerimden alması ve sürekli çiçekle ilgilenmesiydi. Başımın üstündeki düşünce balonları....
- Yürürken neden bu kız eğilip duruyor, çiçeği acaba sapından yukarı doğru yeni almış gibi, koklar gibi mi hep tutmamı bekliyor?
- Ben çok kaba bi insan mıyım acaba?
- Üzüyormuyum ki Karmenimi
- Çiçek..çiçek...Neydi neydi..ne yapılırdı ki? Alınınca ne yapılır dıki..Benim bilmediğim bi ritüel mi vardı..? Neydi neydi..

Tamam abarttım ama düşündüm bunları...ve gelip çiçeği vazoya yerleştirmek için filesini çıkardığımda...
Sumkuşu : Aaaaa...o ne ya..orda bişi var, siyah!!!!!
Zetdagil: Neyyyy..Böcek mi...(Çünkü çok ciddi bakıyordu...)
Sumkuşu : Bu ne ya..Bu ne Seda?

Evet arkası yarınlarda yada güzel aşk filmlerinde şampanya bardağında yüzük veya ne biliim çileklerin arasında bi hediye çıkar ya..onları hissettirdi bana:))))) kendimi bek bi özel hissettim ..Bööle alengirili bişiler yaşadığımdan....



ANETDOTLAR :
* Benim bi işim var!!!
* Meral yine bebek bekliyor..
* Gamze yeni bebek bekliyor....
* Benim bi işim var!!!
* Yeniden yeni yıl geldi..
* Çitlenbik çocuk yuvası gibi evlerimiz.. elsidi
* Sumsumun bi nikonu var artık..kaçılın otu boku çekiyo..yerdeki çoraptan, vapur camındaki yansımaya kadar..o kaddar yani...ama güsel örnekleri de var..(Fikir babası Al2.Tabi ki AYNA ÇALIŞMASI....HAYIIIIRRRR SESLERİNİ DUYAR GİBİYİMMM..Ama haksızlık etmemek gerek..)



* Artık uyumam gerek:(((

Cuma, Kasım 24, 2006

hosseda




Deniz Kızı

Denizden yeni mi çıkmıştı, neydi;
Saçları, dudakları
Deniz koktu sabaha kadar;
Yükselip alçalan göğsü deniz gibiydi.

Yoksuldu, biliyorum
-Ama boyna da yoksulluk sözü edilmez ya-
Kulağımın dibinde, yavaş yavaş,
Aşk türküleri söyledi.

Neler görmüş, neler öğrenmişti kim bilir.
Denizle boğaz boğaza geçen hayatında!
Ağ yamamak, ağ atmak, ağ toplamak,
Olta yapmak, yem çıkarmak, kayık temizlemek...
Dikenli balıkları hatırlatmak için
Elleri ellerime değdi.

O gece gördüm, onun gözlerinde gördüm;
Gün ne güzel doğarmış meğer açık denizde!
Onun saçları öğretti bana dalgayı;
Çalkalandım durdum rüyalar içinde.


Orhan Veli

Pazartesi, Ekim 23, 2006

Yeniden Denemek

Öyle bi ev vardı ki, kim isterse gelip kalabilirdi.farklı kapılardan girdiğinde birbirnin hırsız sandığın ama anhtarı sorgulamadığın bi ev..Belki belki kardeşim en dingin uykularını uyurdu orda..Uygun bi ev mi, o tartışılır...Ama huzurlu idi..şu an belki pek çok evden daha huzurlu ve uygun..

Bi gün okulu bitirmiş heyecanlı hayallerimden bahsederken şu uyuyan sevgi insanına(doğum günü 14 şubattır da ondan bööle deriz, yoksa bi ilgisi yok, gayet cooldur kendisi tüm kovalar gibi) Ne duruyorsun dedi..cami silüetlerinde bi İstanbul gecesinde!!!

Benden beklentileri herkes gibi çok farklıydı belki ama ben çelişkiler insanıyım ya(Burjuva ailenin underground kızı!!! Nasıl bi karmaşaşın sen, ev kadını kek falan yapan..sonra herkesle ayrı muhabbeti olan...Hala şaşırmakta belki de:)))) Ben ailenin Zeth ablası...Zeth yengesi....Mahsun prensesi...bla..bla..blaaaa...........

Diceyim o ki...ben nunişimin deyimiyle karanlık arka planımı değiştirirken bulduğum bi arka plan, İstanbul da ailelerin tercih etmediği Alamancı ev sahibimin hazır ev dekorasyonunun bi parçasıydı..Ama çok pratik, ama değiştirilemez..Belki hayallerimiz, ideallerimiz..İçimizde bi ıslık gibi kalan, ezip geçilen her şey gibiydi..

Herkese iyi by r......

Cuma, Mart 03, 2006

OH BE İZMİR'İM

Eğitimde kaldığım yerde hiç bitmeyen bi e-5 ve köprü trafiği ile uyumadım, hatta bi ara gece yarısı "artık bi evinize gidin" diye sayıkladığımı sölüyo oda arkadaşım...Nerde şu fotoğraftaki güsellik..Tamam yedi tepe istanbul falan filan ama..cıkkk cık...yaşlılık mı alışkanlık mı..az daha yerleşiyodum kıyısından döndüm valla..ordaki güsel insanları da eninde sonunda İzmir'e alıcaz..

MUTLULUK BASTIĞIN ÇİMENDE BİTER, YALNIZLIK GİTTİĞİN YERDEN GELİRMİŞ....
Herşey güzel hoş da..Kötü süprizle karşılaşmamış olmak isterdim..Hayatımdaki iki önemli ögeyi kaybetmiş bulunuyorum..Pencerenin çerçevesini kırıp azim ve delalet ilen evimize girip en sevdiğim varlıklarım bilgisayarım, geçmişim, fotoğraflarım ve fotoğraf makinalarını çalan hain hayvan/hayvancıklara ne dicemi de bilemiyorum.Bana hassasiyetlen hergün üşenmeden arayıp soran karmenime ve kölkeme, şok geçirmemem için evimi derleyip toplayan Maruşa tekrar teşekkür..Herkese tabi...(Eğitim anıları ve fotoları daha sooora !!!!)



Neyseki böyle demiyorum..SUSMADI..SUSMICAK "ÇALIŞ...ÇALIŞŞŞ" sesleri...Sonu benzemesin eski iş yerime benziyo, hiç yabancılık çekmiyorum..Yalnız azcık biraz fazlaca epeyy çoookkk çalışmam gerek, gerek muhasebe, gerek ingilizce...hep sınav hep sınav..:))))

Pazartesi, Şubat 13, 2006

"İŞ" İM GEREĞİ....

EVETTT...SONUNDA OLDU...6 AYLIK BEKLEYİŞ BİTTİ...
BANA KATLANAN, BENİMLE ÜZÜLÜP,KAYGILANIP BEKLEYEN HERKESE GEÇMİŞ OLSUN...
Bazı kaynaklar lojistik sektörün benim cv lerimden kurtulmak için düzenlediği derin oyunlardan bahsetse de:)))) öpüyor, kucaklıyorum hepiciğinizi...


Pazartesi, Ocak 30, 2006

it's the fi!-nal count!-down (hını nı nı, hını nı nı nı... hını nı nı nıı...)

Bu tınıyı hatırladınız mı? Kumru'un deyimiyle bi kasetlik ömürleri varmış dediği Europe ve bizlerin hatırladığı diğer tüm ayrıntılar www.anilarim.net de...Acid'li küpeler, streç kot pantolonlarımız...Ve daha neler neler...

CAPONLAR VEYA JAPONLAR

O BİZE CAPONLARIN EN SON YAPTIKLARINI ANLATACAK..
O da uçtu gitti uzaklara aşkının peşinden...Sarıkızımız, çağlamız bademimiz...Kumrumun yavru kuşu Çağla Ceremi ile caponya'da aşağıdaki gibi izlenmekte..Türkiye'den değişik anılar ile yolcu edilen Ceremi (adına şarkılar yazıldı "nere mi?" ezgileriyle) ve Çağla kuşumuza mutluluklar dileriz....

Ceremi'nin hafızasından silinmeyecekler ...

  • Çağla'nın SSK' da muayene için hastaneye gidişleri ile başlayan bi macera bu..Önceliklen jilet gibi "An Officer and Gentleman" kardeşimiz ssk kuyruğunu görünce "Çağla, eylem mi var?" demiş ve oradan uzaklaşmak istemişti..
  • Çağla ameliyat olmuş, anestezinin etkisiylen "ceereemi, cereemiii" demektedir. Pala bıyıklı (Pala), mavi önlüklü hastabakıcı amcam tüm gücüylen ve şivesiylen "CEEREEEMİ, CEREMİİİİ" diye seslenmektedir.
  • Çağla sedyede yatarken ceremi elini tutmaktadır. Çağla ve Badem eniştemizi çok beğenen yerli halkımızın nadide kadınları Çağla'ya "alamanya'ya gelin mi gidiyon güsell kısıımmm, gözü kaşı pek güzel çocuğun" demişler. Onlar için yabancı memleket sadece ALAMANYA, yabancı da ALMAN olabilir ya:)))
  • Bizim pek sık kullandığımız, mimarı Çağla olan kelimelerimizi yani sevgi ifadelerimizi, heyezanlarımızı da yavaş yavaş öğrenmekte, telefonda Sumru'ya sölemektedir...:))) Kesin dönüş yaptıklarında tamamiyle bizden olacak:)))))
  • Çağlacım; uğur böcüklerinin envai çeşidini maille gönderirim..Sen Türklerin akıl, zeka, yaratılık ve yayılma hızına inan yeter..orada tanıt bizi:))) Caponlar neler yapmış bize bildir canım..bekliyoruz..

Salı, Ocak 17, 2006

YARADANA KURBANA YENİ SES

Sadece yaradana kurban abimize diil ama bu dublaj olayı..Ona bi ayrı yakışmış hani...
http://www.aktuelnet.net/ka.html

Afrodisias ve bir yol hikayesi

Bayram ...gidilecek bi yol, öpülecek eller, sevgiyle kucaklanacak akrabalar .. Nunish aplam, anniş, kaptan baba şoför Engin ve ben yola çıktık. Daha çıkamadan sıcak gevreklerimizi aldık. Nuysel ablanın sihirli sepetinden daha neler çıkmadı ki!!..Çapaklı gözlerimizlen kavaltımızı ederek otobanı geçtik. Değişik ve daha eğlenceli bir yoldan gidelim fikri yolların fatihi yafrularına hasret Nunishten geldi..Bilgececiğin uykusuna göre sabahın erken saatlerinde çıkılan yol nedeniyle gel zaman git zaman geçiştirilmiş olan Afrodisias kenti ziyareti kısmende olsa gerçekleştirildi. İyi ki de gitmişiz.Bu kadar iyi korunmuş heykelleri ve kocaman bi alana yayılmış tarihi ve hayran kaldığımız, kentin içine serpiştirilmiş taştan köy evleri ile süpperdi..Aksi gibi fotograf makinasının pilleri tükenmişti ve foto çeken cep telefonlarının, sürekli gereksizliğine inandırmaya çalışarak kendimizi kandırışımıza oldukça hayıflandık doorusu:))
Konser alanı, meclis binası gibi etkinliklerde kullanılmış ortası çimenlikli alan şimdi taşlarla dolu.O kadar büyük ki kent, bütün gününüzü geçirebilirsiniz burada herşeyi incelemek için. Görevliler stadyumu da görmemiz için çok ısrar etseler de "yolcu yolunda gerek, dönüşte" diyerek ayrıldık buradan..
http://www.kulturturizm.gov.tr/portal/muzeler_tr.asp?belgeno=32149
Yol üzerinde ne varsa görmek Bafa gölü kenarında bi çay içmek istediysekte tatlı, büyük ve pek bi misafirperver bekçi köpekleri nedeniyle bu isteğimiz yarıda kaldı. Buna hayıflanmadık çünkü yukarıdan bi manzara altı dörtlü foto çekiminde sızlatan soğukta ancak bi karelik zaman kadar durabildik.
Değişik hava koşulları ile biraadır cebelleşirken bizim rozz ve blanj sıkıldıkça şarkı çığırdılar, oyun oynadılar. Yeni öğrenilen şarkılar yayılmaya, kurabiyeler yapılmaya başlandı bile:)))

Pazartesi, Ocak 16, 2006

BELKİ ALIŞMAM LAZIM...

AMACIMIZ DUMAN,HALİMİZ DUMAN OLACAKTI...
İstanbul'dan Erk gelmiştir. Şimdi artık onlar "Erkler" diye ifade ediledursun (Artık bi encılımız var), ayaklarının tozu ilen topluca Tumana gidilip duman olunacaktır (Bu arada bende sabah gelmişimdir)... Yeni güzide mekan KEMANCI adına münhasır bi yer olması beklenirken bizi cayır cayır yakabilecek bi kapasiteye sahipti o gece..Bitmiş olan biletlere rağmen satışa devam eden, hıncahınç dan 88 kat daha fazla bi ifade gerektiren ortamda ancak yukarıda nefes almak mümkün olmakta ancak oranında kenarlarında oturan beyaz gömlekli takım elbiseli kolunda ve boynunda kalın altın zincirleri, viski ve red bullarıyla -oturan yeşil boğa- tavırlarında duman dinlemeye gelmiş!! abilerimizin ağırlığından çökme tehlikesi yaşanmaktadır. Hayır daha öncede gitmişliğim var, bi zamanlar İzmir'de yaşıyor intibası yaratan bu arkadaşları, her hafta sonu dinnerdik ki dinnediğimiz yer dancın gibi daha eften püften bi yerdi..Ben tekrar tekrar ve tekrar Kemancı'ya bi daha Duman bilem olsa gitmeme taraftarıyım..Katılanlar ellerini kaldırsın..
Aşağı düşme tehlikesine rağmen ortamın fotolarını çekmeme rağmen Cemcamciğimin tabiri ile "bi de 10 tane siyah fotoğraf var sanırım film sarılı değilken açmışsınız yanmış.........." olduğundan ellerinde bu izdihamı ve çekilen acıları belgeleyenlerden fotoğraf isteyeceğim....
Not: Yine de şarkımı söyledimmm...
Kemancı hezimetinden sonra yine Opus yolu tutulur..En azından daha rahat ve boş olan yerde abilerimizle yaşımıza göre müzikler dinneyip sakinleşmenin huzurunu yaşadık..Ben bide çok üzüldüğüm bi konuya değinmeden geçemeyeceğim.. Hakkaten çok üzüldüm Asrın'a..Birincisi neden oradaki beyaz saçlı adama bakarak dans etti sürekli şarkı sölerken....ikincisi izmirde barlarda mı söyleyecek artık, yoksa misafir mi bayram niyetine...Tam ifade edemedim ama anlayan anladı sanırsam..
Tamam arkadaşlar o geceyi unutalım..Çünkü ben bi atkıyı 2 kez kaybetme şamşırıklığına sahiptim.(Bara giderken kaybedip dönüşte bulunan afilli atkımın rengini tam görmüşken arabaya bindiğimde yine boynumda göremediğim Kölkenimin annesi tam tamına burçtaşımın ördüğü atkı) - Yeni nesil Ziya'nın gece çıkışlarımızda hep bahsi konus-u nu ettiği"sabah aşşşkama kadar kavaltı edelim" cümlesini bile söyleyemediği kav..ka...dediğini unutalım..Kölkesinin ilk kez sinirli olup bana bakıp "hadi hadi potansiyel fazlasıyla mevcut..sinirlen sinirlen artık döv şu adamları" diyen bakışlarını ve kemancıya nefret duygularını da unutalım..Bu özellik bana mahsus..
Bu kez aramızda olmayanlara Kumrum, GaMemo, Gokan ve Togi'ye olanları kısaca özetlemek ve ılık bi İzmir akşamında Bostanlı açıkhava tiyatrosunda bir başka Duman konserinde buluşmak dileğiyle der mektubumu burada sonladırırım. Büyüklerimin ellerinden, küçüklerin gözlerinden hasretlen öperim.
NOT 1 : Kestane kebap
Acele cevap....
NOT 2 : Kaming suun.."KÜÇÜKLÜK MEKTUPLARI"

Hey teacher! leave them kids alone

ÖÖRETMENLER GÜNÜ & VELİ TOPLANTISI
Burdur günlerinden biri..Bi sürü öretmeni görünce tek şarkı aklıma geldi tabi..Söz meclisten dışarı!!! Bu öretmenler sevilen ööreetmenler çünküm..Yurdun çeşitli mezralarında görevliler...
Pink Floyd diyiverince young lust aklıma uzanıyor hemen...I am just a new...Stranger in this town Where are all the good times? Who's gonna show this stranger around? Başka bi yerde hiç yapamayacağını sandığın şeyhler vardır..boş bi yol...gidilip gelinen, rahatça 30 la 40 la gidebileceğin. Kimsenin arkadan korna çalmayacağı..Yalnızlığının derin mutluluğunda istediğini yudumlamanın, eski bi kasette beklemediğin taaa çoculuğuna ait bi şarkı bulmanın huzuru...veya bi demian rice çıkıvermesinin..Radyonun sinir bozan dj konuşmaları veya beynine zorla sokulan pop şarkılarından uzak olmanın gülümsemesi..
BU KADDAR KUZEN OLUNUR!!!!
Tubish böle dedi..Bu kadar "kuzen olunur"...
Söz verilip yapılmayanları hatırlatmadan geçemeyeceğim..Hamam, Davraz....Tüm hayalim karlarda yuvarlanıvermekti..Bu kış da olmadı...:((

Pazar, Ocak 08, 2006

BARYAM GELDİİİİİ


BENIM OMRUMDE IRMAKLAR VARDIR SULARINDA HAYALLERIMI YUZDURDUGUM, BENIM OMRUMDE SEVDIKLERIM VARDIR BAYRAMLAR AYRI GECINCE UZULDUGUM.

DELICE ESEN SEHER YELI, EN GUNESLI GUNLER, EN PARLAK GECEDIR BAYRAMLAR. YUREKLERDE BIR ESINTI VE BARIS PAYLASIMINA EN SICAK 'MERHABADIR' BAYRAMLAR. KURBAN BAYRAMINIZ KUTLU, HER SEY GONLUNUZCE OLSUN?

BURDUR DAN SEVGİLER SEVDİCEKLERİM.....


Cuma, Ocak 06, 2006

ASLAN KRALIN YERİ

Çok sevdiğim abim, İbrahim Arlı'nın - Nunish aplamın sevgili kardeşi - İstanbul çekmece gölünde kıçtan kara vaziyette konuşlanan akvaryum restorantına yolunuz düşerse mutlaka bir yemek yemeniz şiddetle tavsiye olunur...Balık, meze, peynir, kavun ve RAKI eşliğinde muhteşem günbatımı manzarasıyla, kederlerinizi unutup hayata başka bir pencereden bakabilirsiniz......

NIİV YİRKICHI FOTOS


ŞİMDİ SUMSUMUMUZ BÜYÜK BİR CİDDİYETLEN SANDOZ HAZIRLIYOR...BİZDE İÇİYORUZ..


















BUNLARI EKLEMEDEN EDEMEYECEĞİM...ZATEN HERKES YAKINDA GÖRECEKTİ..EN ÇOK SUMSUM VE KÖLKESİNİN KIZACAĞINI DÜŞÜNÜYORUM AMMA YİNE DAYANAMADIM...SABIR TAŞIYIMDIR BİLİRSİNİZ...
ÖNCELİKLEN DAHA ÖNCEKİLERDE YER ALMAYANLARI TEK TEK GÖSTERMEK İSTEDİM....BÖÖLE GÖKAN HEP KAÇIYOR OBJEKTİFTEN AMA BAŞTA YANNIŞ YAPIYON OOLUM..ÇÜNKÜ EVE GİREN, MAKİNAYI BANA VERİYO...SONRA DA SIKILIYO.."ÖÖÖFFF TRİPLERİNDE"AMMA VELAKİN BUNNARI ŞURDA HANIM HANIM OTURAN ESKİ ADI HAMİLE YENİ ADI ANNE OLAN ŞAHIS....hani elinde Çatalla başlayan bişi olan...çekmiş...:))) DAHA AŞAĞIDA DAHA DA GÜLECEKSİNİZ!!!!KÖLKEM, CANIMM SONRAKİLERDE BEN KAŞINI YUKARI FALAN KALDIRMIŞIM ..ÜZGÜNÜM ŞAŞI ÇIKTIĞIN İÇİN AMA HİPERAKTİF OLDUĞUNDAN TÜM BUNNAR..İNANKİ ÖÖÖLE......GÜVERCİN GAMZE'NİN ELİ O KADAR BÜYÜK OLAMAZ TABİ AMA KOCASINDAN Bİ DAKKA AYRILMADIĞINDAN BÖÖLE OLUYO..HÜZKÜNÜM..




EVETTTT..ZAMAN İNTİKAM ZAMANI......HE HE HEEEE!!!!!AŞAĞIDAKİLER VİKTORYASİKRITÇI TAYFA...SANMAYIN Kİ BABA OLDUKLARINDAN YOK TOLGA VE KÜÇCÜK YUSUF BU KAREDE..ONLAR Kİ TV İLE EN YAKIN OLANLARDI....

ŞİMDİ BOMBALAR GELİYOR...HUHUUUUHUUUUHUWWWWW!!!!!!

Pazar, Ocak 01, 2006

YILSONU KUTLAMASI

OH BE BİTTİ SONUNDA !!!!
Aynı umutsuzca yazılan mutluluk, sevgi, herşey bu yıl inan farklı olacak mesajları, dilekleri, sürekli çalan telefonlar, silinmeden önce format alınan yeni yıl mailleri ile çılgınca koşuşturma içinde çarşı, pazar dolaşmalar, gerim gerim sinirler, hızlanan tiktaklar, hediye paketleri, orduya yetecek yemekler....Ve tabi boşalan değişik ebattaki bardaklar:))))

Tolga'nın benimle ilgili yeni yıl dileklerine tekrar tekrar katılmayarak ve aklınızın köşesinden bile geçmemesini umudederek (bu da benim sessiz düşmem oldu) önce saygı denizi, sevgi böcükleri ve efendilik sınırlarında geçeceği intibası veren aşağıdaki resimde henüz tarih yılSONUNU göstermekte idi...Ve farkettiniz mi bilmem henüz içecek yok...

Sonra kapı çalındıkça karşılama komitesi işe koyuldu. Her çalan kapıda çıngıraklı şapkamla bendeniz, vokalde Kölkesi kah şarkılarla şaşırttık, kah güldük kah eğlendik desek yeridir. Ama Melek apartmanı sakinleri "ayyy geÇler eyleniyo" dese de artık 16. kişi de isyan etmiş olabilirler..Bence:)))) Henüz fotolarda tamamlanamadık yarın geldikçe ekleyeceğimdir...Bu arada hala eski yılda olunduğundan 2005 e saygıdan bira içilmiş, asıl Sandozlar* herkesin gelmesini beklemektedir....


* Sandoz:Bkz :http://hos-seda.blogspot.com/2005/10/rainbow.html

Herkesler gelmeye başlayınca klasikler yapıldı.Tekila, Sandoz, Votka, Rakı....Klasik olmayanlar pasta yerine kazandibi, tombala yerine Viktorya Sikrıt..Kadınların fendi kumandayı ele geçirdi ve tombala oynandı..:)))


Herkesi sığdırmak zor oldu tabi..

Çarşamba, Aralık 28, 2005

YENİ YIL YENİ YIL NELER GETİRECEK BİZE ACEP??



Yeni Yılda bir Hoş-Seda Bilançosu çıkardım aklım erdiğince..Aklıma gelmeyenleri içinizde sakladığınız veya telefonla bana bildirdiğiniz yorumlarınızı ekleyiverin pls...

** Tolga ve Meral 2005 te hızlı bi hayat prensibi benimsediler..Çoğumuzun yıllardır yapamadıklarını kısa sürede tamamladılar..

** Memcoş ve Gamosh düğünde evlenedursun bisler pek bi çok eğlendik..En çok aşağıdaki görüntülü halimizi (Ece ile) özlediğimden kanımca benim için çok verimli geçti..

** Düğün sahiplerini o günün anlamı

olsun diye sabaha kadar yalnız bırakmayız.

Katmer ve ev baklavası olmasa da bol

muhabbet, dedikodu, elbiseler,nasıl

yetişildi telaşla ve içkili geçen gün

aydınlamasına kadar geçen sürede

gelinin tacı çıkarılmaz:))))

** Annem emekli oldu. Kendimi bildim bileli çalışan insan evladı yine durmuyor. Ahretliği ile böcük-möcük şeediyo...

SARI LİRA GİBİ ÖMRÜMÜZ

"Yaşamak değil, beni bu telaş öldürecek" dedigi gibi şairin;

O telaşla birakin Paris yolunda ılık rüzgarla taramayı saçlarınızı

Sevdiğimizle doyasıya bir sohbet bile edemedik biz...

Gözümüz saatte söyleştik hep,

Koşuşur gibi seviştik, yarısır gibi çalıştık.

Hep yetişilecek bir yerler vardı

Aranacak adamlar, yapacak isler...

Bir sonraki günün telaşı, bir öncekinin tersine bulaştı...

Başkalarının hayatı, bizimkini aştı.

Kör karanlıkta çalar saat sesi yerine;

Kuşluk vakti, kızarmış ekmek kokusu

Veya yavuklu busesiyle uyanma düşlerini

Ha babam erteledik.

20'li yaşlardayken 30'lara kurduk saatin alarmını,

30'larımızda 40'lara, belki sonra 50'lere...

Lakin öyle yanlış kurgulanmış ki hayat,

Kuşlukta uyanma fırsatı sunduğunda size,

Artık uyku girmez oluyor gözlerinize...

Doyasıya söyleşmek, telaşsız sevişmek için bol zamana kavuştuğunuzda,

Söyleşecek, sevişecek kimsecikler kalmıyor yanınızda...

Özenle sakladığınız bir sarı lira gibi ömrünüz;

Vakit gelip sandıktan çıkardığınızda,

Bir de bakıyorsunuz ki, tedavülden kalkmış...

Orhan Veli

Çarşamba, Aralık 21, 2005

GURU, AİLE, YAKIN DOST, AHBAP VS..SİTELERİ..

1.LOJİSTİK SEKTÖRÜNDE BİR GURU

ATİLLA YILDIZTEKİN Lojistik Yönetim Danışmanı

http://www.atillayildiztekin.com/index.html

2.Geniş spekturumlu sanat insanı Sanatçı,öğretmen,evhanımı,anne,dadı,

tasarımcı,tamirci,dost ve arkadaş,

hasher ve daha nicesi....

http://www.blogcu.com/rickytick/

3.O,New Orleans'ta bir doktora öğrencisi.

Bu da onun cici blog'u..

http://biyolokum.blogspot.com/

4. iyi ki doğdum - BİLGECE

Şimdilik annesi yazıyor güncesini..

http://bilgece.blogspot.com/

5 . VESOSH - Emekli İşi

Tam buna da kızı yazıyor şimdilik diyecektim; anniş yazılar eklemiş bile:)))

http://www.blogcu.com/emekliisi

6. emrahgokmen: bitişikyazarım

Emrah benim için Engin gibi..Büyüyüşünü izledim an be an..Bide sefkülüsü var ki!!Hastasıyım şeker gibi bişi.....

http://www.emrahgokmen.blogspot.com/

PAZARIN ÇIĞIRTKAN DÖRTLÜSÜ

FİYATLAR ÇILDIRDI...GEL VATANDAŞ..Bİ MİLYON, Bİ LİRA...

Tarih: 17 ARALIK 2005 Yer :Bornova Pazarı.
Bir cumartesi günü 4 geç kız ! incik, boncuk, böcük satmak üzere yollara düşer. Zabıta sözkonusu bu nedenle saat 4 den soonra satışa başlayabildik. Zaten 5'de hava kararmakta...Bizim böcüklerin ne olduğunu anlatmak gün ışığında bile zor vesselam. Genelde şu ifadelerle müşterilerimizin dimağlarında yer etmek istedik...

KASTIMIR (Kasan Tımır) -> Bu nedir ? Ne işe yarıyor ?
KISSSLAR -> Kapı eşiğine yapıştırılıyor, şans getirdiğine inanılıyor :)) Dere taşları boyanarak elde edilen bu ürün tüm voodoo büyülerini bozar...
Yani önce bi PR çalışması ile tanıtım yapmak, vizyon ve misyonumuz ile geniş kitlelere ulaşmamız gerekmekte. Çooookkk çalışmamız lazım çokkk. Ama ben Çağla'ya güveniyorum Türk insanı değerimizi bilemedi ama bi gün gelicek fakir ama onurlu gençler parmakla gösterilecek.Bİ GÜN VAR YAAAA!!! Caponlar bilir bu nadide el işlerinin değerini diye Çağla'ya firençayz ve patent hakkı veriyoruz..
Bi eksiğimiz de biz sap gibi ööle duruyoz, arada Kumrum çıldırıp "fiyatlar çıldırdı"; Kölkenimde kaşlarını küçük emrah kaşına benzetip " Bi lira, bi lira" diye söylenmekte..Çağla "1 YTL" tabelasını - Yannız 10 cm2 lik bi tabela - düzeltmekte ve sürekli tezgahın önünde ... .... dikilen Sumru'ya baırmaktadır....

Hayırlısı Cuma günü Şirinyer Kadınlar Pazarındayıs...Bekleriz efendim...

Cuma, Aralık 16, 2005

MACERA DOLU SHACRAN

KRONOLOJİ YANNIŞ DA OLSA !!!
Aylardan Kasım, yol şakran yolu..cumartesi karanlık ve yağmurlu..Sonraki hafta bara gidebilme sevdasında hülyalı kıslar, Al2'un tükneyi yakmaması ve balık tutabilmesi için yağmur,çamur demeden "heyoo gidelim tabükü bis şakranı bi severiz bi severiz" diyerek yollara düşülür..
Kölkesi yannış mont, yannış bot ilen sırım sırım ve ıslak gelmiştir eve kadar (Bkz : Şekil 2) . Ancak yollar daha meşakkatlidir. Araba çamura saplandı gece gece. Üstte şekildeki gibi aydınlık ve durgun olmayan havada bi kapırfiıld kampı tadunda araba çamur deryasından kurtarılmaya uğraşıldı. [Bir NOT: Anne aramış ve kızım çok çamur oralar dikkat edin araba saplanmasın ! demesine rağmen..İşte anne ya, merak etmiş de ne söyliyerek aramasını meşrulaştırıyo bak, yazıkkk falan diye gülüşüldü hatta:)))]

Bakınız: Şekil 2..Kölkenin süet botları..Çesnat'ı da bi kuble eklemeden geçemeyeceğim. Kışın Şakran deyince akla ne gelir ki başka!!! Dimi Memcoşum!!!
Bir yere gidilirken mutlaka bişiler unutulur. Mesela yazlıktan tekneye mi gidiliyo..Balık yemleri yada kürekler veya su mutlaka unutulmuştur:))) Benim de artık bi kapasitem var hani!! Ben de istemez miyim diğer kızlar gibi salım salım beyin hücresi sadece süper ince çorabının* kaçıp kaçmadığı ve dip boyasının gelip gelmediğini düşünebilecek kadar gelişmiş olanlardan olmayı..AHHHH NERDE..(500 bin kişinin doğumgününü hatırlamak ve hatırlatmak misyonumu geride bırakmam konusunda tehdit aldığımı da hatırlatmak istedim burada!!!) Neyse yolun yarısında ottan boktan bişi unutulur geri dönülür. Kölken'in top yapmış sinir katsayısını Tansaş'tan aldığımız biralar ve Leys le yatıştırıp, taşınır gibi gidildiğinden sıkışmış arka koltuktan şarkılar, türkülerle kafalar ütülenmektedir:))) [Söliyemedim sürekli söylediğimizi..anladınız sanırım] Kapırfiıld kampına sallanan sandalyede oturan amca olmasa da, '50 yıl önce oraya giden dönmedi' demesede ulaşamayacağımızdan çok korktum....Araba orda kaldı.Sabah bi traktörle çektiririz dendi. Ohh soba, çesnot..vs..sonrası uyanılır..günlerce yağan yağmurdan sonra nasıl bi sıcaktır bu hatta denize giresi gelir insanın ama insanın karşısında 180-190 santimlik 3 engel bulunmaktadır. Bende bücür bücür küserim böyle..

ELİMDE DİİL... Ben sevmiyom balık peşinde koşmayı..Deniz beni beklerken niye dışında duruyiim..Yazık balıkları neden iğneli bi çengele takınca mutlu oluyım ve tabi sabır sabırrr ya sabıııırrr diyerekten bekliyim saatlerce..Hiç bana göre bişi deil:)))) Bence şaklabanlık olsun, hareket olsun ne biliimm bişiler olsun diyorum...Ve Kölkesini de kendi tarafıma çekiyorum...Bakınız!!!! Ne kaddar da mutlu......

Ama hakediyorum o ismi..O tonilato belgeleri, liman başkanı, liman başkanlığı çalışanları beni tanıyo..Ulen sanki kuru yük gemisi de, IMO dan klaslandırılıp Türk Loyduna üye olucaz (bide ukelalık falan yapıyim) ...

Pazar gecesi yine 'kıloz yor ays, giv mi yor hends darling', 'evlerin ışıkları birbir yanarken','garanlıkta aplan sandım, ondan öptüm baldız seni' şarkı & türküler eşliğinde dönülür.....